TÜRKİYE  SANAL  EĞİTİM BİLİMLERİ KÜTÜPHANESİ                          Afyon Kocatepe Üniversitesi [Hazırlayan: Mustafa Ergün]
[Yazar ve Konuya Göre Arama][Fulltext ve İçindekiler Listesi][İngilizce Eğitim Siteleri][Türkçe Eğitim Siteleri]

Çocuk Hakları, Çalışan Çocuklar ve Eğitim Sorunları

  151,2001.

Prof. Dr. Nuray SENEMOĞLU


.....
Çalışan Çocukların Genel Eğitim Sorunları ve Çözüm Önerisi
KOBİ’lerde ve enformal sektörde çocuk istihdamının kesinlikle önlenmesi ülkemiz açısından ivedilikle gerçekleştirilmesi gereken temel hedef olmalıdır. Bu hedefe ulaşmanın öncelikli koşulu ise zorunlu temel eğitim süresinin 11 yıla uzatılmasıdır.
Önceki yıllarda temel eğitim süresinin kısa olması; henüz 12 yaşında ya da daha küçük çocukların KOBİ’lerde ve enformal sektörde çalışmaya başlamasına neden olmuş ve çocukların gerek informal gerekse formal eğitimleri şu bakımlardan olumsuz etkilenmiştir.
1. Çocuğun uzun süreli ve ayakta, soğukta, havasız ortamda, tehlikeli makinalarla korumasız olarak çalışması beden sağlığını olumsuz olarak etkilediği gibi sosyal ve ruh sağlığının da bozulmasına neden olmuştur. Ayrıca “sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” özdeyişi çocuğun zihinsel etkinliklerinin sağlıklı olmasının da büyük ölçüde beden sağlığına bağlı olduğunu göstermektedir. Öğrenmeyle ilgili yapılan araştırmalar, beynin seçkisiz bir biçimde birbiriyle ilişkilenmiş bir sinir ağıyla doğduğunu; bu sinirsel ağın çocuk döneminde biçimlendiğini; yetişkinlikte ise daha çok çocuklukta biçimlenen bu hücre kümelerinin kullanıldığını göstermektedir. Bu durumda çocukluktaki öğrenmeler, gelecekteki öğrenmelerin çerçevesini çizmekte, onları zenginleştirmekte ya da sınırlandırmaktadır. Diğer bir deyişle, yetişkin öğrenmesi yeni hücre birleşimleri geliştirmekten çok, çocuklukta geliştirilenlerin yeniden düzenlenmesi, organize edilmesini kapsar (Hergenhahn, 1988).
Bu durumda,KOBİ’lerde ve diğer enformal sektörde, uyarıcı bakımından sınırlı ve sağlıksız bir çevrede çalışan çocuk, tekdüze, rutin işleri uzun saatler boyunca yapmak durumunda kaldığından kazanacağı yaşantılar da sınırlı kalmaktadır.Sonuçta tüm öğrenmelerin temelini teşkil eden anadilini etkili olarak kullanma, okuduğunu anlama, sayısal işlemlerde yeterlik uzamsal yetenek(mekânda-konum) vb. yeterlikler bakımından sınırlı kalan çocuğun gelecekteki öğrenmelerinde başarısız olma olasılığı yüksek olmaktadır.
Oysa zorunlu eğitim çağının uzamasıyla, ailede öğrenmeyi etkileyen sosyo kültürel koşullar bakımından dezavantajlı durumda olan bu çocukların, çevre ve yaşantı sınırlılıkları okulda giderilerek eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması mümkün olabilir. Böylece çocukların gelecekte daha iyi koşullar altında istihdam edilmeleri; sanayi ve diğer sektörlerin de daha nitelikli insan gücü istihdam etmesiyle nitelikli üretim yapmaları, sonuçta ülkenin gelişmesi sağlanabilir.
2.KOBİ’lerde çalışan çocukların büyük çoğunluğu 12-19 yaş grubundadır. Bu yaşlar, genellikle ergenlik dönemine karşılık gelmektedir. Ergenlik döneminde kişilik gelişimi bakımından çözümlenmesi gereken en önemli sorun ise KİMLİKKAZANMADIR(Eggen ve Kauchak, 1992). Ergenin sağlıklı bir biçimde kimliğini kazanmasında çevresinde uygun özdeşimler kurabileceği yetişkinlerin bulunması önem taşımaktadır. Oysa KOBİ’lerde ve enformal sektörde çocuğun uygun özdeşimler kurulabileceği, model alabileceği nitelikli yetişkinlerle etkileşimde şansı çok az görünmektedir. Çocuğun çevresinde sıkça etkileşimde bulunduğu bireylerin toplum değerlerine ve iş ahlâkına uygun olmayan davranışlar sergileyen kısaca olumsuz kişilik özelliklerine sahip olmaları ve çocuğun bunları model alma olasılığı çok yüksektir. Nitekim, Baştaymaz’a göre “bir sonraki dönemde bu çırakları kendi işlerinde çalışan enformal sektör müteşebbisleri olarak görmek mümkündür.”(1994, s.90)
KOBİ’lerde, çocuğun kimlik kazanması bakımından uygun özdeşimler kurabileceği modellerle karşılaşma şansı az olmakla birlikte, çocuk ve ergenlerde öğrenme daha çok model alma yoluyla gerçekleşmektedir. Çocuklar birçok bilgi, beceri, tutum ve tavırları çevrelerindeki yetişkinleri ve akranlarını gözleyerek, onları model alarak öğrenirler. Başarıya ilişkin performans standartlarını geliştirmede, ahlâk değerlerini oluşturmada kendi davranışlarını kontrol etmede, kendilerini ödüllendirme ve cezalandırmada çevrelerinde gözledikleri yetişkinleri, lider olan akranlarının davranışlarını model alırlar.

.


 Tamamı