TÜRKİYE  SANAL  EĞİTİM BİLİMLERİ KÜTÜPHANESİ                          Afyon Kocatepe Üniversitesi [Hazırlayan: Mustafa Ergün]
[Yazar ve Konuya Göre Arama][Fulltext ve İçindekiler Listesi][İngilizce Eğitim Siteleri][Türkçe Eğitim Siteleri]

Nefis terbiyesi

  7.5.1999.

İnsan hayatı feyizli bir nefis mücadelesi ve mücahedesinin hareketli ve bereketli aksiyonlarıyla anlam kazanacaktır. O, hayatı boyunca nefsiyle ve o nankör nefse kılavuzluk yapan bütün şeytânî güçlerle büyük bir sabır ve metanetle savaşı kendine görev bilecektir. Bu savaşta süreklilik ve sebat esastır.

Canlı ve cansız bütün varlıklar içinde kendisine bahşedilen akıl ve zekâ gibi müstesnâ yetenekleri dolayısıyla farklı bir yer ve konuma sahip olan insan, bu durumunu değerlendirirken genellikle şahsına gerekenden fazla değer biçer. Atalarımızın "her yiğidin gönlünde bir arslan yatar" sözü bu açıdan çok anlamlıdır. Her insan kendi dünyası içinde mutlak söz sahibi olma iddiasındadır. Onun gönlündeki arzular, kafasındaki düşünce ve tasarılar ulaşılması engellenemez hedeflerdir. Şartlar elverir, işler yolunda giderse insandaki bu etrafına hükmetme tutkusu daha da güçlenir. Kimi zaman toplumda gördüğümüz zavallı, çaresiz, âciz ve zebun insanlar, talihin cilvesiyle şartlara mahkûm olmuş, yediği sillelerle dünyanın kendisinden ibaret olmadığı gerçeğine katlanmak zorunda kalmış kimselerdir. Yoksa, aslında onlar da şansı yaver gidenlerden farklı bir yapıda değillerdir. Onların da gönüllerinde, kafalarında vazgeçilmez gördüğü, hattâ putlaştırdığı nice planları vardır. Yeter ki elverişli ve müsait ortamı bulmuş olsunlar. O perişan ve yılgın hâlin birdenbire nasıl bir gurur ve ceberuta dönüştüğüne şaşar kalırsınız. "İnsan çok ihtiraslı, menfaatine düşkün yaratılmıştır. Başına bir sakıntı geldi mi, basar yaygarayı. Nimete konduğunda ise kimseye zırnık koklatmaz." (el-Meâric 19, 20, 21) meâlindeki âyetler, insan cinsinin gerçek tabiatını, onun bencil cibilliyetini çok vecîz bir üslûpla dile getirmektedir. Fakat insan seciyesiyle ilgili bu ve benzeri âyet-i kerîmelerde mutlak anlamda insan söz konusudur. Bu insan, henüz gerçek imanla tanışmış değildir. Yaradanından ve bu dünyada niçin bulunduğunun hikmetinden habersizdir. Zaman zaman benliğinden, bencilliğinden fedakârlık yapması, aczini kabul eder görünmesi içinde bulunduğu şartların tesiriyledir. Yoksa prensip olarak onun egosu her şeyin üstündedir.
 Tamamı
 

 Eğer tam metine ulaşamıyorsanız, Arşivimizden tam metni görebilirsiniz.