| TÜRKİYE SANAL EĞİTİM BİLİMLERİ KÜTÜPHANESİ Afyon Kocatepe Üniversitesi | ![]() |
|
Y. Doç. Dr. Oktay GÖKDEMİR
17.4.2000.
....
1946 yılında Türkiye gerek iç dinamiklerin, gerekse dış dinamiklerin
zorlamasıyla tek parti yönetiminden çok partili parlamenter rejime geçince
enstitüler hakkında tutucu çevreler eleştirilerini arttırmaya başladılar.
Zira enstitülü öğretmenlerin köyün feodal yapısını dönüştürmek için yapmış
olduğu çalışmalardan olumsuz bir şekilde etkilenen toprak ağaları ve eşraf,
kendi sınıfsal tercihlerini siyasal iktidara yansıtacak bir siyasal partiye
kavuşmuşlardı. Onlara göre okumak, aydınlanmak köy çocuklarına göre bir
iş değildi. Onlar ancak ağanın marabası, yanaşması, davar sürüleri peşinde
sığırtmaç olabilirlerdi. Enstitülerin kurulmasına 1940'lı yılların başında
büyük çaba harcamış CHP ise oy kaygısı nedeniyle DP taraftarlarının bu
haksız eleştirileri karşısında geri adım atmış, Hasan Âli Yücel'in Milli
Eğitim Bakanlığı'ndan istifa etmesinden sonra enstitülerin yapıları değiştirilmeye
başlanmıştır.
1952-1953 ders yılı başında Demokrat Parti iktidarı tarafından kapatılan
Köy Enstitüleri gerek iç işleyişlerindeki demokratik tutarlılık, gerekse
ülkemizin düşün yaşamına kazandırmış olduğu çağdaş bireylerle eğitim tarihimiz
içindeki haklı ve onurlu yerini çoktan almıştır. Üzerlerine Batılı bilim
çevrelerince doktora tezleri yazılan, UNESCO tarafından tüm geri kalmış
ülkelere çağdaş bir kalkınma modeli olarak sunulan enstitüleri kapatan
zihniyet ise o günden bu yana binlerce Kuran kursuyla, yüzlerce imam-hatip
lisesiyle aydınlanmış bireyler yerine ne yazık ki ''kul'' yetiştirmeye
devam ediyor. Kuruluşlarının 60. yılında, başta aydınlanma devrimimizin
öncüsü Mustafa Kemal Atatürk , Köy Enstitülerini; çok partili parlamenter
yaşam ile birlikte devlet yaşamının en önemli olayı olarak niteleyen İsmet
İnönü , gerçek bir eğitimci ve hümanist Hasan Âli Yücel ve bütün Köy Enstitülerinin
''baba'' sı İsmail Hakkı Tonguç olmak üzere tüm ''boz urbalı'' lıların
çağdaş Türkiye'yi yaratma uğrunda gerçekleştirdikleri işler ve anıları
önünde saygıyla eğiliyoruz. Laik, demokrat ve ilerici cumhuriyet kuşaklarına
şimdi düşen görev, Köy Enstitüleri'nde uygulanan çağdaş, üretken ve demokratik
eğitim yöntemini ulusal eğitim sistemimizin her aşamasına uygulayarak eleştiren,
sorgulayan, evrensel değerlerle bütünleşmiş çağdaş bireyler yetiştirmek
olmalıdır.
Tam
Metin