| TÜRKİYE SANAL EĞİTİM BİLİMLERİ KÜTÜPHANESİ Afyon Kocatepe Üniversitesi | ![]() |
|
İDEAL BİR ÖĞRETİM ELEMANININ ÖZELLİKLERİ
Mustafa ERGÜN
Tayyip DUMAN
Remzi Y.KINCAL
Sebahattin ARIBAŞ
Öğretim elemanlarının değerlendirilmesi
Her kurum, kendi elemanlarının
meslekî özelliklerini geliştirmek için bir takım
çalışmalar yapar. Bunun için de, elemanlarının hangi
özellikleri taşıması gerektiğini bilmesi gerekir.
Öğretmenlerin ve üniversite öğretim elemanlarının hangi özellikleri taşıması gerektiği konusunda birçok yaklaşımlar vardır. Öğretim elemanlarını bir akademik ve bilimsel teftiş kuruluna değerlendirtmek, bölüm başkanlarına veya kendi arkadaşlarına değerlendirtmek, fakülteden mezun olup da iş hayatına atılanlara değerlendirtmek gibi. Yani, öğretim elemanlarını çeşitli şekillerde değerlendirme sistemleri kullanılmaktadır. Bu değerlendirme sistemlerinden yaygın olarak kullanılan bir tanesi de, öğretim elemanlarını öğrencilere değerlendirtmektir.
Amerika ve Avrupa’da çok sık kullanılmakla beraber bizde pek ideal bulunmayan bu sistemden, öğretim elemanlarının görev sürelerinin uzatılması gibi değil, ama hizmet öncesinde ve hizmet içi çalışmalarda kalitesinin yükseltilmesi yönünde yararlanılması gerekir. Birçok ülke bu değerlendirmeleri, öğretim elemanlarının ders verme konusundaki başarılarını ve öğretim kalitesini artırmaya yönelik olarak kullanıyorlar (Arubayi 1996, Murray 1984, Das Gracas 1986). Ayrıca birçok ülkede öğretim üyeleri üzerinde yapılan araştırmalar, bunların, öğrenci değerlendirmelerinden kendi eksiklerini tamamlama ve kusurlu yönlerini düzeltmede yararlandıklarını göstermektedir. Birçok yönetim, öğretim elemanlarının, bu değerlendirme sonuçlarına göre davranışlarını ve derslerini olumlu yönde geliştirmek için çeşitli hizmetiçi eğitim çalışmaları yapmaktadır. Öğrencilerin ders ve öğretim üyesi seçmesinin mümkün ve tamamen serbest olduğu yerlerde de, öğrenciler, bu değerlendirme sonuçlarına göre ders ve öğretim elemanı seçmektedirler.
Bazı üniversiteler veya alt akademik birimler, kendi elemanlarını her yıl öğrencilere doldurtulan anketlerle değerlendirmektedir. Burada öğrencilere, derslerine giren öğretim elemanlarını konuşmadaki netlik, derse hazırlıklı gelmesi, öğrencilerin konuyu öğrenmelerine duyarlı olması ve farklı görüşleri sunabilmesi gibi açılardan değerlendirilmektedir.
Öğrencilerin değerlendirme
sonuçlarının güvenirliği ve geçerliliği üzerinde birçok
araştırma yapılmıştır. Öğretim elemanlarını
öğrencilere değerlendirtmeyi önemli, değerli ve güvenilir
bulan araştırmalar vardır (Murray 1983, Arubayi 1987). Hattâ
öğrenciler, hocanın kullandığı metodu, başarı ölçmedeki
adaletini ve öğrenci ile ilgilenmesini çok iyi
ölçmektedirler (Miller 1988). Öğrenci değerlendirmeleri,
eski öğrencilerin ve gözlemcilerin değerlendirmeleri ile
tutarlı gözükmekte; hattâ bir öğretim elemanı girdiği
değişik derslerde farklı şekillerde değerlendirilmektedir
(Öztürk 1999).
Öğrencilerin yaşı, cinsiyeti ve
öğrenim düzeyi, hoca değerlendir-melerinde pek etkili
olmazken, sınıf büyüklüğü ve ders içeriği etkili
gözüküyor (Mahiroğlu 1988).
Son yıllarda ülkemizde üniversite sayısı hızla artmış ve yakın gelecekte de artmaya devam edecek gibi görünmektedir. Bu kurumlara kaliteli öğretim elemanı yetiştirmek için, YÖK bünyesinde Öğretim Üyesi ve Araştırıcı Yetiştirme Kurulu kurulmuş ve bu kurul Türkiye’deki lisans üstü eğitimi ve özellikle de doktora eğitimini yeniden düzenleme çalışmaları yapmaktadır. Yeni elemanları dikkatli ve kaliteli bir şekilde yetiştirirken, mevcut öğretim elemanlarının kalitesini de hizmetiçi eğitim veya danış-manlık çalışmaları vasıtasıyla arttırmaya gayret etmelidir (Erçetin 1997).
Öğretim elemanlarının özellikleri
İyi bir öğretmenin veya öğretim elemanının ideal özelliklerinin neler olması gerektiği konusunda bir çok araştırma yapılmış ve bunlara dayanılarak çıkartılmış uzun özellik ve davranış listeleri bulunmaktadır (Yağcı 1997, Dilek 1993).
“Üstün” öğretim elemanı; konusunu açık ve anlaşılır bir şekilde anlatan, konusunun uzmanı, derse hazır gelen, öğrenci-öğretmen uyumu çok iyi olan kişidir. Mahiroğlu, araştırmacılık özelliği ve öğrencilere karşı sıcaklığı pek etkili değil gibi, diyor (Mahiroğlu 1988).
Üniversite öğretim elemanlarının
öğrencilerle ilişkileri üzerinde fazla bir araştırma
yoktur. Araştırmalar, daha fazla ortaöğretim
öğretmenlerinin özellikleri üzerinedir.
Feldman (1988) öğretmen vaziyet alışları, davranışları ve eğitsel uygulamaları üzerine yapılan 30’dan fazla çalışma üzerine yaptığı değerlendirmede, özellikleri 22 boyut içinde gruplandırmıştır. Bunların ilk on tanesi içinde öğretmenin duyarlılığı, kaygıları, sınıf düzeyini ve ilerlemeyi gözetmesi, öğrencilere saygı göstermesi, dostça davranması, yardımcı olması gibi özellikler yer almaktadır.
Lowman (1984), öğretim elemanlarının özelliklerini incelerken, onlarda hem kişiler arası ilişkileri düzenleyen yüksek duygusal ve zihinsel heyecanlar hem de onların demokratik veya hükümran veya yaklaşılabilir olma gibi boyutlarını ele almaktadır.
İdeal öğretmen ve öğretim elemanları, öğrencileri ile sağlıklı pedagojik ilişki kuranlardır. Bu şekilde sağlanan ilişki, hem öğretmenin meslekî başarısının ürünü hem de meslekî başarısının temelidir (Bilen 1995).
Öğretmen, sınıftaki tüm öğrencilerle ilgilenmeli, onların derse katılmalarını sağlamalı, sözel ve sözel olmayan davranışlarını, öğrencilerin ders başarısını arttıracak şekilde düzenlemelidir.
Üniversite öğrencileri büyük ölçüde kimlik oluşturma krizindedirler. Siyasete, dine, ideolojiye, milliyete vs. bağımlı veya bağımsız kimlikler bu dönemde oluşur. Şahsiyetin sağlıklı oluşabilmesi için uygun sosyal şartların oluşturulması gerekir. Fakülte veya bölümde psikolojik ve sosyal çevrenin çok iyi ayarlanması gerekir (Oskay 1997).
Metot
İdeal bir öğretmenin özelliklerini belirlemek için, en çok oranlama ve sıralama (rank and rate) araştırmaları yapıldı. Ancak bu konuda öğrencilerin serbest tasvirleri daha net bilgi verir. Öğrencilerin serbest anlatımlarının da en sağlam değerlendirilmesi, konu analizi (thematic analysis) yöntemi ile yapılmaktadır.
İnsanlar arası ideal ilişkilerin
nasıl olması gerektiği üzerinde yapılan çalışmalarda da
genellikle niteliksel yaklaşım (qualitative approach)
kullanılmaktadır. Burada da, önceden belirlenmiş seçenekleri
seçme yerine, öğrencilerin anlatımlarına dayalı kendi
gözlemleri, istekleri ve kendi kavramlaştırmalarını
değerlendirme yolu kullanılmaktadır.
Belli bir konudaki serbest anlatımları
analiz etme metodu (the method of thematizing narratives),
-özellikle herhangi bir konuda yapılmış çok fazla bir
araştırma yok ise- önceden belirlenmiş seçenekleri tercih
etmeden çok daha doğru sonuçlar verebilir. Uzun
anlatımların, mülâkatların ve açık uçlu sorulara verilen
cevapların değerlendirilmesinde kullanılan thematic analysis
metodunda, veriler içindeki özellikler ayrı ayrı olarak
birkaç kodlayıcı tarafından kodlanır ve oradan frekans
tespitine geçilip yorumlamalar yapılır.
Evren ve örneklem
Araştırma, dört üniversitede, dört fakülte ve 10 bölüm öğrencileri üzerinde yapılmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin üniversite, fakülte, bölüm, sınıf ve cinsiyet dağılımları aşağıdaki tablolardaki gibidir.
Üniversite
Öğrenci sayısı %
Atatürk
Üniversitesi
231 29.2
Afyon Kocatepe Üniversitesi
208 26.3
Gazi
Üniversitesi
200 25.3
İnönü
Üniversitesi
152 19.2
Toplam
791 100.0
Fakülte
Öğrenci sayısı %
Eğitim
Fakültesi
609 77.0
Mühendislik
Fakültesi
83 10.5
Fen-Edebiyat
Fakültesi
64 8.1
Ziraat
Fakültesi
35 4.4
Toplam
791 100.0
Bölüm
Öğrenci sayısı %
Mühendislik
bölümleri
189 23.9
Türk Dili ve Edebiyatı,
Türkçe 175 22.1
Sınıf
Öğretmenliği
134 16.9
Tarih
71 9.0
Eğitim Programları ve
Öğretim 70 8.8
Psikolojik
Danışma-Rehberlik
38 4.8
Tarımsal
Yapı-Sulama
35 4.4
Matematik
29 3.7
Biyoloji
29 3.7
Felsefe
21 2.7
Toplam
791 100.0
Sınıf
Öğrenci sayısı %
Birinci sınıf (1-2.
yarıyıl) 144 18.2
İkinci sınıf (3-4.
yarıyıl) 189 23.9
Üçüncü sınıf (5-6.
yarıyıl) 168 21.2
Dördüncü sınıf (7-8.
yarıyıl) 290 36.7
Toplam
791 100.0
Cinsiyet Öğrenci
sayısı %
Kız
332 42.0
Erkek
421 53.2
Belirtmeyen
38 4.8
Toplam
791 100.0
Araştırma Türkiye'nin değişik bölgelerinde dört ayrı üniversitede ve değişik Fakülte ve bölümlerde yapılmıştır. Bu şekilde, ideal bir öğretim elemanının özellikleri çok boyutlu olarak tespit edilmeye çalışılmıştır. Üniversite, fakülte, bölüm, sınıf ve cinsiyet gibi faktörlerin bu istenen ideal özelliklerde farklılık oluşturup oluşturmadığı ayrı bir örneklem ve araştırma deseni içinde planlanabilir. Ancak bir öğretim elemanının farklı cinsiyetlere, farklı sınıf, bölüm, fakülte veya üniversitelere farklı davranışlar geliştirmesi gibi irrasyonel ve yanlış tutumlara yol açabileceğinden bu yola gidilmemiştir.
İdeal bir öğretim elemanının özellikleri konusunda öğrenci görüşleri
Öğrencilerin, ideal bir öğretim elemanının taşıması gereken özellikler konusunda yazdığı kimi birkaç satır kimi de birkaç sayfa tutan metinler incelendi ve vurgulanan özellikler 14 grup içinde toplandı. Bu gruplara göre öğrencilerin kompozisyonlarında yer alan özellik sıralaması şöyledir:
1.Kendi siyasi fikirlerini empoze
etmeyen, tarafsız, her düşünceye saygılı, öğrenciler
arasında hiçbir ayrım yapmayan, kızlara ve erkeklere eşit
davranan... 313 39.9
2 Öğrencinin sorunlarını dinleyen ve
çözüm üreten, onların sosyal faaliyetlerine katılan, ders
dışında da onlarla ilgilenen, onlara anne-baba, kardeş, dost
gibi yaklaşan, onların isimlerini bilen... 222 28.1
3 Öğrenciyi küçümsemeyen, hor
görmeyen, sınıfta küçük düşürmeyen, rahat soru
sorulabilen, kendisiyle rahat konuşulabilen... 216 27.3
4 Kişilikli, idealist, temiz ve şık
giyinen, giyimine ve davranışlarına çok dikkat eden,
"örnek", dürüst, güvenilir, sosyal kişilik
sahibi... 135 17.1
5 Güler yüzlü, yumuşak, sakin,
alçakgönüllü, mütevazi, samimi, candan... 129 16.3
6 Öğrenciye baskı yapmayan, güven
duyulan, rahat kişilikli, iyimser... 115 14.5
7 Öğrenciye karşı hoşgörülü,
sevgiyle yaklaşan, sevecen, ona saygı duyan... 112 14.2
8 Nazik, öğrenci ile arasına tatlı bir
mesafe koyan, sert ve kırıcı olmayan, hakaret etmeyen, kibirli
davranmayan 68 8.6
9 Ciddi, disiplinli, öğrenci ile arasına
bir mesafe koyan, ders dışında öğrenci ile ilgilenmeyen 37
4.7
10 Branşında iyi, konusuna ve dersine
hakim, iyi bir bilim adamı, araştırmacı, derse hazır gelen,
yabancı dil bilen, bilgi ile otorite kuran... 367 46.4
11 Konusunu öğrenciye anlatabilen,
pedagojik formasyona sahip, derse ve konuya uygun metot
seçebilen, ders araçları kullanan... 270 34.1
12 Değerlendirmede objektif, öğrenciye
hak ettiği notu veren, öğrencileri not ile tehdit etmeyen,
notu bir silah olarak kullanmayan... 178 22.5
13 Öğrenci psikolojisinden anlayan, onu
sınav stresine sokmayan... 91 11.5
14 Öğrenciyi sıkmadan dersi sohbet
tarzında anlatan, espri yapan, dersi çekici hale getiren, derse
katılım sağlayan... 90 11.4 15
Türkçesi mükemmel, hitabeti güzel, dili ve ses tonunu etkili
kullanan... 87 11.0
16 Öğrencileri tanıyan ve dersi
öğrenci seviyesine indirerek anlatan... 85 10.7
17 Öğrencileri araştırmaya sevk eden...
73 9.2
18 Dersi somut anlatan, teorinin yanında
pratik uygulamaları da veren... 32 4.0
19 Derste güncel sorunları konuşan,
dersi güncelleştiren... 28 3.5
Görüldüğü gibi, değerlendirme ölçütleri kendiliğinden iki grupta toplanmış bulunmaktadır (1-9 ve 10-19. gruplar). İlk grupta genellikle öğretim elemanlarının kişisel özellikleri ve öğrenci ile ilişkileri, ikinci grupta da daha çok eğitim-öğretimle ilgili özellikler bulunmaktadır.
Kişisel özellikler kısmında öğrencilerin en çok şikayet ettikleri konu, öğretim elemanlarının derslerde politika yapmaları, kendi ideolojik görüşlerini öğrencilere empoze etmeye çalışmaları, öğrenciler arasında bu tür ayrımlar yapmaları ve eşit davranmamalarıdır. Öğrenci kompozisyonları okunduğunda, adeta yalvarır gibi bu baskılardan şikayet etmekte oldukları görülmektedir. Öğretim elemanlarının bu tür siyasi tavır sergilemelerini isteyen öğrenci de yok gibi gözükmektedir. Dolayısıyla öğretim elemanlarının derslerde ideolojik veya dini propaganda yapmaktan vazgeçmeleri ve bilimsel bilgiye dayalı ciddi ve metodolojik ders yapmaları uygun olacaktır.
Öğrencilerin en çok aradıkları öğretim elemanı tipi, kendi sorunlarını dinleyen, onları anlayan ve sorunlarına çözüm ararken onlara gerektiğinde anne-baba, gerektiğinde ağabey, dost, arkadaş gibi davranan insanlardır. Kendi kabuğuna çekilmiş, sadece dersini anlatıp çıkan, öğrencileri "adam yerine koymayan", onların sosyal faaliyetlerine katılmayan öğretim elemanları genelde istenmemektedir.
Aslında öğrenciye karşı nazik davranan, kırıcı olmayan, hakaret etmeyen, güler yüzlü, anlayışlı, kendisine güvenilen ve rahat konuşulabilen, kibar öğretim elamanı tipini isteyen öğrenciler (3 ve 8 grupları) 284 kişi ile % 35.9'luk bir orana ulaşmaktadırlar. Birçok öğrenci, "hoca"larının kendilerini derste kırdıklarını, bu yüzden soru sormaktan ve hatta cevap vermekten çekindiklerini, ders dışı zamanlarda hocalara yaklaşmanın ve soru sormanın mümkün olmadığını belirtmektedirler.
Eğitim-öğretime yönelik özellikler arasında hiç şüphesiz en büyük oran, öğretim elemanlarının bilimsel yeterlikleri alanındadır. Ancak bilimsel bilginin pedagojik metotlara uygun olarak anlatılmasını isteyen grupları (11, 13, 14 ve 16) topladığımızda, bilginin sunulmasının da % 68.4 (536 kişi) öğrenciler tarafından çok önemli görüldüğü ortaya çıkmaktadır.
Bu arada, öğretim elemanlarının notu bir silah olarak kullanmaları, öğrencilere hak ettikleri notu vermemeleri ve bu arada işe siyaset karıştırmaları da önemli sayıda öğrencinin şikayetine neden olmaktadır.
Sonuç
Öğrenciler hem şikayet ederek bazı istenmeyen davranışları belirtmişler hem de arzu ettikleri ideal davranışları sıralamışlardır. Değişik bölgelerden seçtiğimiz üniversitelerimizde, değişik fakülte, bölüm, sınıf ve cinsiyetlerdeki öğrenciler üzerinde yaptığımız serbest yazıma dayalı araştırmada çıkan sonuçları şöyle özetlemek mümkündür.
Öğrencilerin kişisel özellik ve insani ilişkiler açısından öğretim elemanlarından istedikleri davranışlar şunlardır:
Öğrenciler, öğretim elemanlarının siyasi davranışlarından rahat-sızdır. Onların kendilerine ideolojik propaganda yapmalarını, yönlendirmeye çalışmalarını, öğrenciler arasında bu tür ayrımlar yaparak bunu davranışa ve nota dönüştürmelerini istememektedir. Kitle iletişim araçlarının bu kadar yoğunlaştığı bir dönemde öğrencileri ideolojik olarak yönlendirmeye çalışmak doğru bir şey değildir; hele çözüm olarak eskiden büyük çatışmalara neden olan formülleri göstermek öğrenciler tarafından istenmeyen tutum ve davranışlarıdır. Herkes kendi bilgisine ve düşüncelerine saygı gösterilmesini istemektedir.
Üniversite öğrencisi, kendisine
saygı duyulmasını istemektedir. Onu küçümseyen, azarlayan,
hakaret eden, küçük düşüren, hor gören tutum ve
davranıştan ziyade; onu değerli sayan, sözünü dinleyen,
nazik ve samimi davranan, kibirli davranmayan, kendisine
güvenilir hoca aramaktadır. Kendisine yaklaşılabilir, soru
sorulabilir, iyimser, tatlı-sert bir öğretim elemanı
istenmektedir. Bu arada öğrencilerin sorunlarını kendi
başlarına çözemedikleri durumlarda bu sorunlarla ilgilenen,
çözüm geliştiren, kendilerine samimi olarak yardım eden
hocaları aradığı da ortaya çıkmaktadır.
Eğitim-öğretime yönelik özelliklere
gelince, burada değişik gruplarda toplanan, dersini öğrenciye
iyi anlatabilen, dersi esprilerle rahatlatan, çekici hale
getiren, örneklendiren, öğrenci psikolojisine ve seviyesine
uygun, Türkçeyi güzel kullanarak ders anlatan öğretim
elemanı aradığı ortaya çıkmaktadır.
Bunun hemen arkasından öğretim elemanlarının bilimsel yeterliklerinin yüksek olması, ders konusuna hakim olması, iyi bir bilim adamı olması istekleri önemli bir frekans toplamaktadır. Ayrıca değerlendirmede objektiflik ve notun bir tehdit unsuru olarak kullanılmaması da istenmektedir.
Öğretim elemanlarının kendilerini değerlendirirken, eğitim-öğretim faaliyetlerinde bulunurken öğrenci isteklerini de göz önüne almaları en büyük dileğimizdir.
Kaynaklar
Afyon Kocatepe Üniversitesi. SOSYAL BİLİMLER DERGİSİ. 3,1999. s.1-11.