TÜRKİYE  SANAL  EĞİTİM BİLİMLERİ KÜTÜPHANESİ                          Afyon Kocatepe Üniversitesi [Hazırlayan: Mustafa Ergün]
[Yazar ve Konuya Göre Arama][Fulltext ve İçindekiler Listesi][İngilizce Eğitim Siteleri][Türkçe Eğitim Siteleri]

TONGUÇ ve EĞİTİM FELSEFESİ

Ali DÜNDAR

Köy Enstitüleri hareketinin düşün kaynağı durumundaki İ.H. Tonguç, bir yandan yeni yeni uygulama yöntemleri, uygulama teknikleri ortaya koyarken, öte yandan yaptığı işin düşün temellerini kurmaya, felsefesini üretmeye de büyük dikkat ve özen gösterir. Bu yazıyı hazırlarken, Yüksek Köy Enstitüsü'nde İş Eğitimi ve Eğitim Tarihi derslerini de okutan öğretmenimiz İ.H. Tonguç'un ağzından tutulmuş ders notlarına bakıyorum. Bir yerde şöyle diyor Tonguç, "... Eğitim, cemiyetin hayati mutalarıyla aynı istikamette seyretmez, yani hayatın kendisi değil de, bazı pedagogların ileri sürdükleri gibi, hayata hazırlık travayı olarak programlanırsa, günün birinde cemiyet kendi hayatiyetini idrakten aciz kalabilir. Tedrisatta program, fert-cemiyet ve muhit muvazenesini nazarı dikkate almadan pedagojik şumülü kesbedemez. Tedrisatı hayata geçirmenin, yani tamamen hayati ve dünyevi kılmanın lüzumundan bahsetmek istiyorum." Tonguç, üstün yetenekli bir eğitim/öğretim uygulayıcılığının ötesinde, üretken ve çağdaş bir eğitim felsefecisidir. O, yaşamında ve yapıtlarında İNSANdan yanadır. Derslerinde, özel konuşmalarında ve yapıtlarında sürekli İNSAN üzerinde durur. İNSANın tükenmezliğini vurgular. Tonguç'a göre "Doğada en üstün varlık, asıl değer yaratıcı olan İNSAN'dır, insan elidir." El, insanı öteki yaratıklardan ayıran en verimli organdır:(1)

1941-1944 yılları arasında Köy Enstitülerinden bazılarını gezip gören Falih Rıfkı Atay, izlenimlerini yayımladığı dört yazısının sonuncusunda, sözü Köy Enstitülerinin kurucularına getirerek: ".. Tonguç baba ve arkadaşları, alınlarının teriyle, bol yemiş verecek bir ağacı sulamaktadırlar." yargısına varır. F.R.Atay'ın, kimi Köy Enstitülerinden, görerek/gözleyerek elde ettiği bu sonuç, sevgili öğretmenim İ.H. Tonguç'un "İnsanın tükenmezliği ve insanoğlunun erdeminin ve yaratıcılığının elleriyle beyni arasında kurabileceği uyumla doğru orantılı olduğu..." (2) yolundaki vargısıyla tıpa tıp örtüşen bir sonuçtur. Çünkü Tonguç'a göre halk/ulus, "...her türlü değer yaratmada ve toplumsal örgütlenmede tükenmez bir hazinedir." Eğitimin asıl amacı o kaynağı işlemek, devinime geçirmek olmalıdır. Toplumsal bilinç yaratmanın yolu budur. Türk devriminin asıl dayancası, eğitim yoluyla yaratılacak olan toplumsal üretme bilincidir. Bu da ancak toplumcu bir eğitim süreci izlemekle gerçekleşebilir. "Milli şuuru geliştirmekten maksat, vatandaş faaliyetini devlet hayatının temeli yapmaktır. Bu da ancak ve ancak sıhhatli ve yenilikçi bir eğitim
programıyla mümkün olabilir. Çünkü medeniyet insana has bir yaratma şeklidir. İnsan elini ve aklını birlikte kullanmaya başladığı gün, medeniyeti de, tarihi de başlatmıştır" (3)

Tonguç, yalnızca Türk eğitim tarihini değil, dünya eğitim tarihini ve o tarihe damgasını vuran eğitimcileri, eğitbilimcileri de çok iyi biliyor. Örneğin: F.Pestalozzi, Rabelais, M.Montessori, G. Kerschensteiner, H.Gaudig, J. Dewey, N.K.Krupskaya, P.P. Blonski gibilerini tanıyor ve yakından izliyor.

J.Dewey'in 1924 tarihli raporu elindedir. Onun eğitim felsefesinin "İlerlemecilik/ gelişmecilik" ilkesine dayandığını biliyor ve Dewey'in "İnsanın değişmeyen ilkesinin sürekli bir değişimi" içerdiğini de derslerinde ve konuşmalarında yeri geldikçe vurguluyor. Açtığı iş okulu Nazilerce kapatılan Hugo Gaudig'in Kerschensteiner'le tartışmalarından söz ederken ağırlığını Gaudig'den yana koyuyor; onun eğitime yüklediği "mesleğe hazırlama" işlevini eleştirerek benimsiyor. Krupskaya'nın "okulculuğu"na bir şey demiyor ama, Blonskinin okulu bir "işçi üretim yeri" olarak algılamasına ve insanı, öğretim çağında çocuğu, geri plana atarak, sayasal üretimi ve üretilenin Pazar değerini öne çıkarmasına katılmıyor.

"Evet, iş içinde eğitim, fakat hususiyle (özellikle) iş için eğitim asla..." Blonski'nin eğitimde salt üretime ağırlık verdiği, insanı salt iş için eğitmeyi amaçlayarak, hiçbir zaman harcanmaması gereken insanı göz ardı ettiği, kanısında Tonguç. "Bizim eğitimden anladığımız, insanı teçhizdir. İnsan hayatı boyunca muhitiyle (çevresiyle) sürekli mücadele (savaşım) içinde bulunacağından eğitim yoluyla ona verilecek bilgi ve ona kazandırılacak beceriler de, ona hayatta başarısına yardım edecek şekilde olmalı..." (4) Blonski'nin eğitim yapmadığını, planlı ve amaçlı iş alanlarına organize iş gücü hazırladığını ileri sürüyor Tonguç.

At